23 Nisan 2022

Vestiyer 

Zeynep Göğüş

O sabah keyifli uyandı. Rüyalarına giren eli sopalı yağmacılar bu sefer rahat bırakmışlardı onu. Saatine bakınca şaşırdı, neredeyse öğlen olmuştu. Sevdiği kıyafetini giydi. Güneşin tesiriyle mahalle canlanmıştı. Çayını yudumlarken çamaşır asan kadınların kedersiz seslerini duydu. İstanbul’daki olaylardan sonra Numune’deki kırık çıkıkçıya tedavi olmaya gelen dayısı taraçada dinleniyordu. Ankara’da emniyetteydiler.

 

Yahudi Mahallesi’nden otele kadar bisikletle en fazla on dakika. Resmi geçit sona erince kalabalık dağılmıştı. Avram Behar bayraklarla süslü caddeden uçarak geçerken ıslıkla Ankara’nın taşına bak’ı çaldı. Otele gelince bir süre kendi kıyafetleriyle kaldı, onu böyle görsünler istiyordu. Cumhuriyet Balosu’ndan ötürü müzisyenler erken gelirdi. Ya şarkıcı? Vestiyere uğrardı muhakkak.

 

Vakit geçmek bilmedi. Müzisyenler gecikti. Avram’ı sevdiği kıyafetiyle birkaç otel görevlisinden başkası göremedi. Smokinini giyip vestiyere geçti. Papyonunu düzeltti. Misafirler gelmeye başladılar. Kadınların kürklerini asarken dayısının talan edilen dükkanını düşündü. Söylentiye göre caddeye saçılan kürklerin bir kısmı Haydarpaşa Garı’ndan Ankara’ya kaçırılmıştı.

 

Şarkıcı geldi. Avram’ın kalbi güm güm. Uzun boylu kadının kemerli burnundan asalet akıyordu. Yere kadar inen vizonuyla büyüledi genç adamı.

 

Şarkıcının mağrur omuzlarını kürkten kurtardı. Leylak kokusunu içine çekerken şarkıcı balo salonuna geçmişti bile. Tuhaf bir dürtüyle kürkün etiketine baktı. Diva’sının yağmalanmış kürk giydiğine inanmak istemedi. Bir damla gözyaşı yakasının içine sızıp kalbine süzülürken balo salonundan usul usul yayılan hüzzam şarkıyı duydu: Ümitlerim hep kırıldı...

TanidikYabancilarAcaba 43.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt