13 Mayıs 2022

Çekiyorum

Ufuk Tekin

“Bu fotoğraf yeni mi?”

“Evet, yeni.”

“Sen de ne çok fotoğraf çektiriyorsun,” dedi.

Haklısın Roseanne, neredeyse her ay fotoğraf çektiriyorum, diyemedim. “Öyle mi, bilmem,” dedim.

 

“Öyle tabii. Ne zaman albümüne baksam yeni fotoğraflar görüyorum. Fotoğraf çektirmeyi seviyorsun anlaşılan,” dedi.

 

Evet seviyorum. Hani diyor ya, merceğe bakın lütfen diye. İşte en çok da o merceğe bakma kısmını seviyorum. Göz gözeymişiz gibi hissediyorum da diyemedim. Hiçbir şey demedim.

 

“Ben de severim fotoğraf çektirmeyi. Fotoğrafları alınca da uzun uzun bakarım. John alay eder hatta, günün yarısını aynanın, yarısını da fotoğrafların karşısında geçiriyormuşum. Erkekler işte…” deyip güldü.

 

Ben de uzun uzun bakarım fotoğraflarıma. Başınızı biraz sola çevirin, omuzlarınızı kaldırın filan dedikten sonra, tamam harika, böyle durun, dediği, beni harika bulduğu o anı yaşamak için bakarım, demedim. Ben de gülümsedim ve “Evet, erkekler işte,” dedim.

 

“Bill’e çektiriyorsun değil mi fotoğrafları?”

 

“Evet”

 

“Biliyorsundur belki, geçenlerde evlendi. İki hafta filan oldu. Karısı Caroline bizim kilise korosundan,” dedi.

 

Biliyorum, diyemedim, “Bilmiyordum. Mutlu olurlar umarım,” dedim.

 

“Mutsuz gibi görünüyorsun bu fotoğrafta. Neden gülmedin?” dedi.

 

Nasıl gülseydim? Hani kolunu kaldırıp, kıpırdamayın, çekiyorum, diyor ya tam o esnada yüzük parmağından bir ışık yansıdı da gülümsemem aniden soldu diyemedim. “Evet, gülmemişim bu kez,” dedim.

TanidikYabancilarAcaba 33.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt