2 Mayıs 2022

Madrid’in Gülleri

Sevgi Feridunoğlu

Dünya bizim! Franco’nun güllerini koparmaya karar verdiğimiz günden beri başıbozuk deli bir kan damarlarımızda akıyor. Madrid’i gün yeniden ışıyana kadar talan edeceğiz. İnsan diktatörlere rağmen eğlenmeli, eğlendirmeli. Hayat mutlaka bir noktada çekilmez olacak.

O gün gelene kadar...

Yarı loş kulüplerde renk renk içki kadehlerini yudumlayan kırmızı rujlu kadınları sevmeye devam edeceğiz.

Süt ve tutkal kokulu ağızlarından ilk hayata tutunduğumuz güvenli karanlığımıza çekilirken bileceğiz ki dünya bir süreliğine güllük gülistanlık!

Aynada son bir kez daha kendime baktım; pardösüm, şapkam, bendeniz Clark Gable Recai uçmaya da uçurmaya da hazırdım. Otelin lobisinde Arif ve Sait beni bekliyordu. Arif içine süveter giymiş modanın aynılık tuzağından kurtarmıştı bizi. Sık sık aynı kıza tutulup kavga etmeseler ikisi de bana göre daha neşeliydi.

Akşam olmasına bir kaç saat vardı; içki altı hafif bir yemek için lokanta arayışına girdik. Sait “Topuklarımızdan alev çıkana kadar twist...” derken onların biraz gerisinde kaldım. Cadde kalabalıktı. Arada Arif’in heyecanlı sesi yarım yamalak sözleri kulağıma çalınıyordu, “Mırıl mır.. nefes....ses yüksel.. topuk....siyah kırmızı fırfır.. tutku..” Yanlarına yaklaştığımda Arif “Recai sen de twistle bir kulüpte tepinmek yerine İspanyol dansçıları izlemek istersin değil mi?”

“Önce birine sonra diğerine, dedim.”

Aralarında sulh tahsis edebilmek için kurduğum bu cümlenin kaderimi etkileyeceğini kim bilebilirdi. Kayıtlara geçsin; yıl 1961 aylardan Nisan, biricik aşkım Lola ile o gün tanıştım.

TanidikYabancilarAcaba 29.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt