28 Nisan 2022

Kırıkkale Harbi

Merve Kubanç

TanidikYabancilarAcaba 44.jpeg

Ah Fuat Bey, ah! Belkıs Hanım kardeşiyle sohbet eden kocasını süzdü. “Gelmez bu harp bize,” diyordu adam, “Buraya yazıyorum.” Madem bu kadar emindin niye İstanbul’dan bizi buralara taşıdın? Keyifsizce kıpırdandı. Oysa dört ay önce ne kadar mutluydu Belkıs. Kadıköy’deki köşkü ilk gördüğünde “Burası Fuat Bey,” demişti, “Burası benim yaşayıp ölmek isteyeceğim ev.” Asker adamdı kocası, mert adamdı. Kazandığı ne varsa hepsini toplayıp aldı köşkü. Ama gel gör ki değil ölmeye, yaşamaya bile fırsat bulamadan kapıya kilit vurup kendilerini Kırıkkale’de buldular. Derin bir nefes alıp yanında oturan kayınbiraderinin yavuklusuna döndü.

“E Münevver, anlat biraz, ne yapılır buralarda?”

“Ben her gün işe gidiyorum abla, akşama da ev işleri derken geçiyor zaman.”

Geceleri de Rakım’ın koynuna giriyorsun kaltak! Ah, Suzan Yenge bir bilse. Karını, kızını Ankara’da bırak gel, Kırıkkale Top Fabrikasına müdür ol. Sonra da bunu bul. Rakım ne diyeyim ben sana.

“Abi sen boş ver, iyi oldu geldiğiniz, dayandı Almanlar Trakya’ya,” dedi Rakım, “Bence Türkiye’nin harbe girmesi an meselesi.” Abisinden ziyade Belkıs Hanım’ı inandırmak ister gibiydi.

Kollarını yakası kürklü mantosunun önünde kenetledi Belkıs, hafifçe öne eğildi.

“Türkiye harbe girerse Ankara ne olacak Rakım?” dedi, “Oradakileri de buraya getirtmek gerekecek mi?”

Kır kahvesi bir anda buz kesti. Belkıs arkasına yaslanıp gülümsedi.

TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt