1 Nisan 2022

Hayalperestin Günlük Hayat Egzersizleri
Lale Başcanbaz

Tanıdık Yabancılar

Tuhafiye dükkanının kalabalığından, müşterilerin bitmeyen nazlarından ve siparişlerinden, gecikmeli gelen moda mecmualarından, modası çoktan geçmiş düğmelerin dizili olduğu sıra sıra raflardan, rengi solmuş kurdelelerden, dükkanı buluşma yerine çeviren müşterilerden, uçuşup duran güvelerden… Hepsinden kısmen belki de topyekun kaçıp, dükkanın arkasında kendimce kuytu bir köşede, yeşilliklerin arasında kaybolup, hayatımın yarısını hayallerle hafifletiyorum.

 

Yattığım yerde düşünceler girdabına düşüp hayat hakkında pek çok gerçeği, bir çırpıda büyük bir zihin açıklığıyla, kendiliğinden, belki de tesadüfen ziyadesiyle çözüverdiğim zamanlar da oluyor. Tartıyorum, ölçüp biçiyorum, kestirip atıyorum, işaret koyuyorum, iplerini gevşetiyorum, tutturuyorum… Sonrasında bir top ipek saten kumaşı şöyle kollarımı açıp havalara savurduğumda, büyük bir yelkenliye dönüşmesini izler gibi kendimi hayaller rüzgarında seyrederken buluveriyorum. Ruhum saçlarımın arasında dalgalanıyor.

 

Kimsenin bilmediği, görmediği küçük arka bahçemde, sadece benim ayaklarımın değdiği çimenlikte, başıboş kaldığım kısa zamanlarda, saniyelerin ve dakikaların hesabını tutamadığım, patron kağıtlarından yapılma hayaller kuruyorum. Hayaller denizinde bıraksalar saatler geçiriyorum. Nasıl olduğunu anlamadan bir nakış ipliğinin inceliğinde, Fransız güpürünün zarafetinde, tahayyülümdeki her inci rüyalara dönüşüyor. Başım omuzlarıma düşüyor, gözlerim çoktan kapanıyor. Yaprakların arasından yüzüme ilişen güneşin sıcaklığı ile düşle gerçek arasında yuvarlanıyorum.  Zihnim sayfiyede geçen yazların sakin öğleden sonraları gibi dinleniyor kendince.

TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt