16 Nisan 2022


Jehan Barbur

Halimden anladığınız üzere, boş bir bekleyiş içerisindeyim. Fakat gariptir, bu bana ılık bir saadet vermekte. Her an sizin kapıdan içeri girebilme ihtimaliniz beni müstehzi bir edayla hayata bağlamaktadır. Bahçenin düzenini daima intizamlı bir şekilde tutma çabama şaşıran evin hizmetlileri için uzunca zamandır alay konusuyum. Varsın olsun efendim. Bu delalettir ki hâlâ eşrafımı gülümsetebilmekteyim. Dolaylı bir saadet, evet! 

Sizin özenle seçtiğiniz kolçaklı iskemle takımının içinden bir iskemleyi, bahçede, yatak odamızın penceresinin baktığı narenciye ağacının önüne çektim. Bir nevi ayna tesiri. Yani, farz ediyorum ki, orada oturduğumda, sırtım yatak odamıza dönük de olsa, pencereden bakan siz, bana nezaret ediyorsunuzdur. Kaykılarak ve umursamaz bir eda içinde oturup, öğle kahvesini yudumladığım bu iskemlenin yüzü bahçe kapısına dönüktür. Gayya kuyusundaki damla küçüklüğündeki ihtimal de olsa, farz edelim ki içeri girdiniz, beni iyi, hoş ve sizsiz de hayatımı idame ettirir halde bulmanız olasılığı, beni muteber ve kendinden emin kılmaktadır. Yani anlayacağınız fasılalı bu duruş, her gün öğle saatlerine denk gelmekte, sizden kaynaklı heyecanımı daima diri tutmaktadır.

Geçtiğimiz pazar günü, aile yemeklerimizi aksatmadığımız bir öğle sonrası, edilen sohbetlerden hafif müteessir olmuş olacağım ki, kendimi yine sükunetle bu köşeye çekmiştim. Kalfa, kahvemi sessizce getirmiş, kucağıma bırakmıştı. Haziran ayıdır. Narenciye kokusu, enfiye etkisi yapmış olacak ki, içim geçmiş. Alt dudağımı ısırarak uyuyan ben, dirseğimi kolçağa sabitlemiş, turuncu rüyalara dalmışım. En büyük merakım şudur ki, acaba o esnada gelmiş misinizdir efendim? Kaygılıyım. Zira beklediğim esnayı uyuyarak mı heba ettim ben?

TanidikYabancilarAcaba 34.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt