23 Mayıs 2022

Fatma Özer

Sözde ölüler.

Bahçenin içinde kırık dökük bir ses. Hiçbir hatıranın oturamayacağı kadar bitkin.

Rüzgâr, yaprakları hep aynı yere taşırken, birbirine hiç değmeyen hışırtılar.

Kurumuşlukları öyle birbirine ters.

Plastik hortumlardan ince ince akan suyun izlediği o upuzun yol.

Sonrası kuraklık.

Öyle işe yaramazlık.

Orada duruyor annem ve babam. Sessizlikteki bahçede. Annemin elinde hiç bitiremediği o örgü. Söküp söküp yeniden yaptığı. Yünü çürüttükçe çürüttüğü. Babamın elinde hep aynı kitap. Hep aynı sayfayı okuduğu. Terleyen parmaklarıyla sayfayı boş bir nefese dönüştürdüğü.

Ben daha sesimi çıkarmadan, daha bir selam bile vermeden, başka başka cümlelerin araya girdiği.

O cümlelerde benim dışımda herkesin soluğunun hissedildiği.

Sessiz sessiz ayrıldığım yer.

 

***

 

Duvarlar üşüyor, en çok da geceleri öksürüyor. Öksürdükçe zangır zangır titriyor çerçeveler. Bulaştırıyor öksürüğünü duvardaki saate. Saat duruyor. Bir yaşam kararsızlığında saniye. Bir ileri bir geri, bir ileri bir geri, bir ileri.

Duruyor.

Sonra bir rüzgâr daha.

Yaşama dönüyor. Bir ileri, bir geri.

Yoruluyor.

Kullanılmayan kül tablalarından geçmişin kokuları yayılıyor. Bir sigara dumanı sarıyor evi. Duvarların ciğerlerine iyi geliyor. Söktürüyor bir bir gövdesine asılı demirleri. İçindeki pası bir bir deviriyor.

Düşmedik kimse kalmadı diyor albümdeki başlar. Düşmedik kimse kalmadı.

Çatladığı yerden köklerini salıyor boy boy saksılar. Kökler nefes alıyor. Yaydıkça yayıyorlar ömürlerini. Yayıldıkça yayılıyor toprak, yayıldıkça çıplaklaşıyor ömürleri.

Bir sırrı ıslatıyor yağmur.

Daha önce değemediği yerlerde birikiyor.

Başlar çıkıyor özenle dondurulmuş anların içinden.

Onca yaşanmışlığı ağzını yaya yaya çiğniyor.

TanidikYabancilarAcaba 23.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt