7 Nisan 2022

Kloş Zamanlar
Ebru Coşkuner

TanidikYabancilarAcaba 36.jpeg

Saçlarımı yalayan meltem, eteklerimi umutla şişirecek sanmıştım. İstanbul’un her şeyi güzeldi. Laleleri, martıları, dalgaları, köprüleri.

Lara, Talin, Maksi. Biricik kuzenlerim. Aylardır beklediğimiz gezi. Günler beyaz, geceler ılık.

Omuzlarımı daraltan tüm kaygıları kloş katmanlara sardım, kumaşların altına sakladım. Yosef beni seviyor. Gözü üzerimde. Yeni Dünya’ya gelin gideceğim. Son ziyaretlerimiz.

Teyzem, analığım. Mezarının başında göz yaşı dökemedim.

Pierre Loti. Haliç’e karşı mendilim ıslandı, durduramadım.

Yosef’in yüzü soluk. Onu yalnız bırakmayacağım. Söz verdim.

Peki benim yetimliğim, öksüzlüğüm. Tomurcuklanmış, kırağı çalmış kalbim, kadınlığım. O yurdundan kovuldu, ben kendi isteğimle sevdiklerimi bırakıyorum.

Gerçekten istiyor muyum.

Maksi’nin bakışları sisli. Kara gözlüğünün ardından hissediyorum. Kin mi var yüreğinde geç kalmışlık mı.

Eteklerime rüzgar doluyor. Manzara harika. Aynı karede aramızda kilometreler. Uzaklaşıyorum aşktan.

Yosef mimiklerimi ezberliyor.

Kami babasının yanından ayrılmıyor. Yetişkinlerin hayatı karanlık, karışık. Halaları ve babası. Dünyaya gözünü açtığı üçgen. İkimiz de annesiz.

Mektuplarını yakamadım. Meşenin altına gömülü. Maksi de saklamış mıdır.

Hava mis. Yüzüm gülmeli. Yosef mağrur. Ona alışacağım. Bavullar hazır. Nikah şahitlerimiz belli.

 

Buruşuk, titrek ellerim kutuda yine aynı fotoğrafı buldu. Kızım hikayesini soracak, biliyorum.

 

Korkuluktan geriye, denize düşmeyi istemiştim. Eteklerim sönecek, yüreğim boşalacaktı.

Ya da aşkım denize atlayıp, bedenimi saracaktı. Keşke.

 

 

21 Nisan 1957

Kardeşlerimle bir İstanbul hatırası

 

Dide Zaharya Cohen

TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt