20 Nisan 2022

Meğer...

Çağrı Öztürk

Ezra bugün daha erken kalktı. Bir hafta önce yerel gazeteden aramışlar, röportaj için randevu istemişlerdi. Telefondaki ses şehirde yaşayan yerleşik yabancılarla ilgili haber dizisi planladıklarını, katkı sunarsa mutlu olacaklarını söylemişti. Önce gönülsüz davranmış, sonrasında ise adamın ısrarına dayanamamış tamam, deyivermişti. Kaç gündür içi içini yiyordu: Nereden neden gelmişti, uyum problemi yaşamış mıydı, memnun muydu, komşularıyla ilişkisi nasıldı? Gelebilecek onlarca soruya cevap hazırlıyordu zihninde.

 

      Yıllar sonra deklanşöre basana hayata nasıl kafa tuttuğunu ispatlamak istercesine mağrur bir bakışla poz verdi. Bahçenin de evin de hayatının da korkuluğu olmuştu. Düpedüz bekçilikti yaptığı, gelecek tehlikelere karşı korunaklı olma hali. Ezra gene de bol pantolon, salaş gömlek, şapkanın altında geçmiş yaşına rağmen diri bir rüyayı bakışlarıyla taşıyordu. Bu kez kaçmayacak, kendim olabilmek için geldim, diyecekti.

 

      Birkaç kare fotoğrafın ardından verandadaki küçük yuvarlak masaya hazırlanmış servisin yanına geçerek başladılar söyleşmeye. Kendim olmaya cesaretim yoktu, dedi Ezra. Hem anne hem eş hem evlat hem de kadınken arzularımı duymazdan geldim. Kalmak için benzer olmam gerekiyordu. Yonmadım. Bölük pörçük bir dünyaya uyanıyordum her sabah. Sonunda affettim kendimi, geldim. Meğer herkes her yerin yabancısıymış.                   

TanidikYabancilarAcaba 26.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt