9 Mayıs 2022

Sana İzinsiz Fotoğraf Çekme Diye Milyarlarca Kez Söyledim

Aynur Türk

Bir kış günü değildi. Aslında günlerden pazar ya da salı da değildi. Herhangi bir gün öyle bir saatti. Belirsiz bir mayıs günü, her zaman dolaştığın yerlere uzak, herhangi bir mesafedeki bu pencereye; anahtar deliğinden veya perdenin arkasından izler gibi; küçümseyerek baktın, baktıkça daha çok dikizledin; üstelik, sana benzeyen beş yaşındaki çocuğunla birlikte tekrar tekrar seyrettin fotoğraf makinesinin arkasından. Aşağıdan yukarıya, nemden bozulup sıvaları dökülmüş duvardaki pencereyi görünce dayanamayıp, çerçeve içine yerleştirdin. Daha da ileri giderek; camın arkasında oturan beni de izledin. Bu kadarı yetmedi. Pencereden içeriye, duvarda asılı fotoğrafların yanına, benim fotoğrafımı asmak üzere sağa-sola, aşağı-yukarı kadrajı ayarlamaya başladın. Vesikalık fotoğrafıma zumlayıp kaküllerimin yakıştığını söyledin. Ardından "gelin" olduğum gece, yüzüme dökülen çok sevdiğim saçlarımın bir kısmını, namus işareti sayılan bir "ritüel" yüzünden kesmek zorunda kalışımı vurguladın; gerekçesi de erkeklerin bana yan gözle bakmamasıydı. Sadece beni değil, etrafımda bulunan herkesi ilgilendiren bu kararla artık hayatımda hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, kesilmiş saçlarımla çekilmiş fotoğrafla gösterdin. Bir zamanlar kocamın olduğunu ama çerçeveden dışarı çıkamadığını da, artık gizlemek zorunda olmadığım saçlarımla vurguladın. Şimdi de, beni ölmüş kocamın yanına asmak için elinden geleni yapıyorsun. "Avcının avını yakalamak için pusudan çıkacağı anı kollaması gibi" tetiğe bastın, beni kıskıvrak yakalayıp istediğin pozu elde ettin. Beni geçmişe, çerçevenin içine hapsettin, yaşadığım o anı öldürüp, çekip gittin. Şimdi, fotoğrafla baş başayız. Senin çektiğinle, benim olduğum arasında farklar var. İki fotoğrafı yan yana koyup yedi farkı bulun der gibi... 

TanidikYabancilarAcaba 7.jpeg
TY background.jpg

Tanıdık Yabancılar

Acaba

 

Bulunmuş fotoğraflar, kendi dünyalarını yaratır. 

Kimsesiz bir fotoğrafı elinize aldığınız anda hayal başlar, merak katlanır.

 

Acaba

Burası neresi?

Mutlular mıydı?

Bu fotoğraf çekildikten sonra onlara ne oldu?

Acaba

Bu fotoğraflar uzun yıllara yayılan bir tutkuyla, dünyanın dört bir yanından toplandılar.

Tek ortak yönleri sahipsiz olmaları.

Bu çok ‘normal’ fotoğraflarda, kim olduklarını bilmediğimiz insanların yedikleri, içtikleri, gezdikleri, arkadaşları, düğünleri, kısacası anıları ve hiçbir zaman bilemeyeceğimiz hikayeleri var.

 

Şimdi bu kayıp fotoğraflara hayat, sözcüklere suret verme zamanı.

Fotoğrafların “acaba”larına hayali bir cevap, bir hikaye arıyoruz. 

Geçmiş hayatlara sahipsiz fotoğraflara yeni hikayeler.

 

Acaba projesinde bu fotoğraflardan ilham alacağını bildiğimiz yazarları kısa hikayeleriyle Tanıdık Yabancılar’a ses olmaya davet ettik. Fotoğrafların yarattığı “acaba” sorularına onlar cevap versin istedik.

 

Tanıdık Yabancılar’ı bu kez yazarların gözünden görecek, dilinden okuyacaksınız.

 

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt